Les Nabis

Les Nabis 1890’ların Fransa’sında grafik sanat ve güzel sanatlar için örnek teşkil eden bir grup post empresyonist avangart artistti. Özellikle, çoğu 1880’lerin sonlarında Paris’te Rodolphe Julian Özel Sanat Okulu’nda çalışmış (Julian Akademisi), çağdaş sanat ve edebiyat ile ilgilenen, bir grup arkadaştı.

1890’da birçok çalışmaları gizli ellerde ya da artistlerin kendilerinde kaldığı sırada halka açık sergilere katılmaya başladılar. 1896 ile birlikte, grubun birlikteliği bozulmaya başladı. 1900’de Maurice Denis tarafından yapılan Cezanne’a Saygı (The Homage to Cezanne), Nabis teriminin halka ifşa edilmesinden önce geçen zamanın anılarını yeniden topluyordu.

Maurice Denis, Cezanne'a Saygı
Maurice Denis, Cezanne’a Saygı

Paul Gauguin’in tavsiyesiyle Paul Seusier’in resmettiği The Talisman adlı tablo, onlara gitmeleri gereken yolu ortaya koyuyordu. Grubun birçok üyesi (Maurice Denis, Pierre Bonnard, Edouard Vuillard) kendi ayaklarının üzerinde durabiliyorken bir tek Serusier’in üzerinden gelmesi gereken ciddi sorunları vardı.

Paul Seusier, The Talisman
Paul Seusier, The Talisman

Nabi İbranice’de ve Arapça’da peygamber anlamına gelir. Terim; eski peygamberlerin İsrail’i yenileme şekliyle, bu ressamların resmi yeniden canlandırma amaçlarında (modern sanatın peygamberleri gibi) paralellik olduğunu belirten şair Henri Cazalis tarafından bulunmuştu. İsmin bu olması muhtemelen grup üyelerinin bir kısmının yahudi olması ve çoğunun sakallı olmasından kaynaklanıyordu.

Ker-Xavier Roussel, Edouard Vuillard, Romain Coolus, Felix Vallotton
Ker-Xavier Roussel, Edouard Vuillard, Romain Coolus, Felix Vallotton

Les Nabis kendilerini yetişmiş kimseler olarak görüyor ve kendilerine özgü kelimeler kullanıyorlardı. Stüdyoya ergasterium diyorlardı ve mektuplarını “En ta paume, mon verbe et ma pensée” cümlesinin baş harfleri olan E.T.P.M.V. et M.P. ile bitiriyorlardı (Kelimelerin ve düşüncelerim avcunun içinde).

Les Nabis üyeleri bir sanat çalışmasını, sanatçının kendine özgü estetik metaforları ve sembolleriyle doğayı sentezlediği bir görsel anlatım ve nihai ürün olarak görüyorlardı. Bu grup erken dönem 20. yüzyılın soyut sanatına giden yolun taşlarını ördüler. Aynı zamanda günlük hayatla sanatı birleştirme de tarihin en hızlı yol kateden sanatçıları idiler.

Modern sanatın keskin kenarının üzerinde olmak olarak değerlendirilen ilk dönemleri esnasında ana fikirleri anlatımsal, çok sevdikleri Japon baskılarının çizgileri boyunca doğuya özgü tasarım ve art nouveau idi. Bu grubun sanatçıları empresyonistlerden oldukça etkilenmişlerdi. Bu nedenle tekdüzeliklerini, sayfa düzenlerini, art nouveau’nun negatif alanlarını ve diğer dekoratif modlarını paylaşırlarken, çoğu Nabis sanatçısı renkli paletleri ile sahip oldukları gerçekçi olmayan bakış açılarıyla çoğunlukla bir Cezanne’ı bir Gauguin’i anımsatıyorlardı.

Pierre Bonnard, Parizyenler
Pierre Bonnard, Parizyenler

Yeni yüzyıla geçilmesi ile birlikte, modern sanat soyut sanata, ekspresyonizme (dışavurumculuk), kubizme doğru yol alırken, Les Nabis muhafazakar ve empresyonistlerin artistik hırslarını ve köklerini yapıştıran son grup sanatçılar arasında görülüyordu.

Geri dön..

Reklamlar