Fransız Devrimine Amerika’nın Etkisi

Amerikalıların Avrupa siyasetini etkilemesinin en açık örneği, bir ulusun yaratıldığı devrim savaşlarında (Amerikan Devrimi, Amerika – Büyük Britanya arasında geçen savaş) müttefik olarak hizmet veren Fransızlardı. Bu devrimden ilham alan bu insanların varlığı, savaşa katılan diğer güçlerin furyası içinde gözden kaçmıştı. Ayrıca art arda Amerika’nın Fransa elçiliğini yapan iki olağanüstü insan, Benjamin Franklin ve Thomas Jefferson, Fransa’da demokrasi fikrinin yaygınlaşmasında küçük ama önemli rol oynadılar. Dönemin şartlarına uygun olarak yaratılmasına yardımcı oldukları devrimci değişim fikri, birkaç yıl içinde yüzyılın en büyük siyasi olayına yol açtı ve birçok devrimin yaşandığı bir ülkede hala “Fransız Devrimi” denilen hareketin başlangıcını oluşturdu.

AVRUPA TARİHİ, J. M. Roberts

Süleyman muhteşem’di ama sonrasında Osmanlı neden çöktü?!

1) Süleyman’ın döneminde Sultan’ın Divan’da gerçekleştirilen toplantılara katılımının sona ermesi. Süleyman, Divan-ı Hümayun’un bitişiğindeki odaya buraya açılan bir pencere yaptırmış ve perdenin arkasında durarak gerçekleştirilen toplantıları Divan’a katılmadan dinlemiştir. Süleyman’dan sonra gelenler ise perdenin ardında dinlemeyi bile bırakmıştır. Sultanın Divan’da bulunmaması kendi keyfigücünü arttırmış ve nâzırları üzerindeki etkisini azaltmıştır. Süleyman gibi yüce bir padişahın tahta geçmesi durumunda bu yeni uygulama kötü sonuçlar doğurmayacak olsa da, Süleyman’dan sonra gelen yeteneksiz sultanlar zamanında kötü sonuçlara neden olmuştur. Nihayetinde, sultanın kararları nazırları veya Divan-ı Hümayun üyeleri tarafından dinlenmemeye başlanmıştır.

2) Süleyman’ın, daha düşük mevkilerden geçmeden direkt olarak yüksek mevkilere atanan kişilerle ilgili alışkanlığı. Bu durumun ilk ve en dikkat çeken örneği, Süleyman’ın en iyi arkadaşı olan İbrahim’in hasodabaşılıktan sadrazamlığa yükselmesi olmuştur. Harem ağaları ve dinden dönenler en yüksek görevlere atanmıştır. Süleyman çok iyi bir insan sarrafıdır ve görevlendirdiği insanlar konusunda nadiren yanılmıştır; fakat haleflerinin böyle bir muhakeme yetenekleri yoktur ve görev tayinleri kaprislerle veya haremin ya da en uygunsuz kişilerin nüfuzu altında gerçekleştirilmiştir.

3) Rüşvet ve yolsuzluk ilk kez, 15 yıl boyunca sadrazamlık yapan ve Süleyman’ın kızıyla evlenen Rüstem Paşa tarafından gerçekleştirilmiştir. Sultanın gözünde Rüstem’in meziyeti hazineyi doldurmasıdır. Rüstem’in hazineye para kazandırma yöntemleri arasında, devletin idare makamlarına atanan kişilerden haraç almak bulunmaktadır. Süleyman zamanında bu ödemeler, maaşlarına belli bir oranda olacak şekilde sabitlenmiştir. Ordu ve donanma için bu uygulama gerçekleştirilmemiştir. Daha sonra gelen padişahların zamanında ise keyfileştirilmiş ve de ordu ile donanmaya kadar uzatılmıştır. Her türlü görev tayini açık arttırmaya sunulmuş ve görev en çok parayı veren kişiye verilmiştir. Tayinlerinin karşılığında ödenmesi gereken ücretleri ödeyebilmek adına en alt kademesinden en üstüne kadar bütün vali ve diğer yetkililer her türlü yolsuzluğu benimsemiş ve kamu görevi anlayışı yokedilmiştir.

4) Süleyman tarafından başlatılan, gözde vezirlere çok fazla mal mülk verilmesi veya hiyerarşi içerisinde kendilerinden aşağıda bulunanlara kendi mülklerini satarak zenginliklerine zenginlik katma izninin verilmesi. 13 yıl boyunca sadrazamlık yapmış olan İbrahim ile 15 yıl sadrazamlık yapmış olan Rüstem’in devasa birer servetleri vardır. Sonradan, diğer vezirler ve yüksek rütbeliler tarafından da benimsenen aşırı müsrif bir hayat sürdürmüşlerdir. Rüstem öldüğünde Anadolu ve Rumeli’de 815 çiftliği, 476 su değirmeni, 1700 kölesi, 2900 zırhı, 8000 sarığı, 760 kılıcı, 600 Kuran’ı, 5000 kitabı ve 2 milyon altını vardır. Yüksek rütbeler, büyük servetler kazanmanın bir yolu ve fırsatı olarak görülmeye başlanmış ve bu durum imparatorluğa yayılarak yolsuzluk ve haraç almaya neden olmuştur.

5) Sultanın hareminin devlet işlerine artan bir şekilde karışması. İbrahim’in düşüşü ve öldürülmesi, Şehzade Mustafa’nın öldürülmesi, Şehzade Beyazıd’ın isyanı ve ardından gerçekleştirilen ölümü esasında harem entrikalarına dayanmaktadır. Süleyman ne kadar yüce olsa da Rus Hürrem’in etkisi altında kalmıştır. Süleyman’ın haleflerinin döneminde, haremin nüfuzu sürekli olarak artmış ve genellikle devlet için bir tehlike oluşturmuştur. Görevini sürdürmek isteyen bir nâzırın sultanın hareminden destek alması mecburiyet haline gelmiştir. Harem, devletin çıkarları üzerinde çok kötü sonuçlar doğurarak entrika ve yolsuzluğun merkezi haline gelmiştir.

Türk İmparatorluğu, Lord Eversley / Sir Valantine Chirol

Muhteşem Süleyman’ın muhteşemlik nedenlerinden biri

“Muhteşem” lakabının Süleyman’a Avrupa’daki çağdaşları tarafından verildiği belirtilmelidir. Türkiye’de ise Kanuni adıyla bilinmektedir. Egemenliği, hukukun her alanında adaleti hedefleyen büyük reformlarla doludur. Toprak hukuku değiştirilmiştir. Kısmen, Avrupa’daki diğer ülkelerin sistemlerinden alınan tımarların feodal sistemi ise sadeleştirilmiş ve geliştirilmiştir. Osmanlılardaki köylülerin durumu Macaristan ve Rusya’daki serflerin durumundan çok daha iyidir. Mora adasının Rum halkı Venedik yerine Osmanlı hakimiyetini tercih etmiştir. Bir kısım Macar köylüsü kendi istekleriyle topraklarından ayrılmış ve Rumeli’de Türk hükümetinin daha insanî koşulları altında yerleşmiştir. Engin Türk İmparatorluğu topraklarında insanların genel olarak memnuniyetlerini gösteren bir başka kanıt ise Sultan Süleyman’ın 46 yıl süren hükümdarlığı boyunca topraklarında yaşayan yirmi farklı ırktan insanın hiçbirinin isyan çıkarmamasıdır; bu durum, Macaristan ile İran’a yapılan seferlerde ülkenin uzak kesimlerinin birlikler tarafından aşındırılmış olmasına rağmen böyledir.

Türk İmparatorluğu, Lord Eversley / Sir Valantine Chirol

1800’lerin Rusya’sında serf sorunun ilginç tanımı

1800’de Rus halkının neredeyse yarısı efendilerine bağımlı hale gelmişti. Bunun dışında pek çok kişi çarlığa işgücü hizmeti vermekle yükümlüydü ve her zaman soylulara bağışlanma tehlikesini yaşıyordu. Yeni topraklar ilhak edildikçe burada yaşayan halklar serfleşti. Gerek ekonomik gerek siyasal değişimler serfliği giderek gereksiz kılarken, bu sınıfın boyutu reform yapma konusunda çok büyük sorunlar yaratıyordu. Ülkenin karşılaştığı sorun efsanevi file binen adam hikayelerini andırıyordu. Adam filin üstünde gitmeye devam ettikçe mesele yoktu ama filden inmek çok zordu.

AVRUPA TARİHİ, J. M. Roberts

Rönesans ve İnsan Mükemmelliği

Rönesans’ta Rafaello, Michelangelo, Leonardo da Vinci gibi çok yönlü kişiler büyük rağbet görüyordu. Bu sanatçılar insan mükemmelliği konusundaki görüşleri geliştirdiler. Rönesans’ın yarattığı üslup yenilikleri devrimci olsa da bunları hayli aşan esas başarısı; Hristiyan sentezi ve kilisenin kültür üzerindeki tekelinin sonunda kırıldığını gösteren işaret olmasıydı.

İnsanoğlu hemen göze çarpmasa da kilise öğretisinin tersine, yeryüzünde başarı kazanmak için büyük bir potansiyele sahip olan varlık olarak görülüyordu. Michelangelo’nun Adem’in Yaratılışı adlı tablosunda; insan ırkının babası, güç ve dramatik etki bakımından, parmağıyla ona hayat veren yaratıcısını bile gölgede bırakan dev ve kahraman bir kişilik olarak betimlenmiştir.

AVRUPA TARİHİ, J. M. Roberts

Tesla’dan Edison’a gönderme..

Muhabir, “Sanatçı yaratılışına sahip insanlar için evlilğin uygun olduğuna inanıyor musunuz?” diye sordu Tesla’ya. Tesla etraflıca düşündü.

“Bir ressam için, evet; bir müzisyen için, evet; bir yazar için, evet; ama bir mucit için, hayır. Çünkü bu ilk üçünün ancak bir kadının verebileceği ilhama ihtiyaçları var, aşkları onları daha büyük eserlere yöneltmeli; ama bir mucidin vahşi, arzulu nitelikteki doğası çok yoğundur ve aşkını bir kadına yönelttiği takdirde bilime verebileceği hiçbir şeyi kalmaz. Sanmıyorum ki, anabileceğimiz çok sayıda evli barklı mucit olsun.”

Bunun iki kere evlenmiş olan Edison’a bir gönderme olup olmadığı konusunda ise yorum yapmaktan kaçınıyordu.

Zamanın Ötesindeki Deha
TESLA
Margaret Cheney

Şu anda Türkiye’nin yanında olanlar, o zaman bizim safımızda olacaklar.

Şam Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim görevlisi Dr. Sahir el Sahir ile Suriye toplumundaki genel havayı konuşuyoruz. “Halkımız kırgın” diyor. Özellikle iki çok yakın dost gördükleri ülkeye içerlemiş Suriyeliler, Katar ve Türkiye. Söz Hatay konusuna geldiğinde bunun Türkiye ile Suriye arasında yakın zamanda bir sorun olmayacağını belirten El Sahir açıkça söylemekten çekinmiyor: “Ama Hatay, Suriye halkı için bir vatan parçasıdır. Türkiye’nin bize yaptıklarını elbette unutmayacağız. Günü geldiğinde Hatay’a ilişkin düşüncelerimizi uluslararası bir platformda dile getirebiliriz. O zaman, şu anda Türkiye’nin yanında olanlar, bizim safımızda olacaklar. Çünkü bu işlerin bir sırası var”.

Suriye Denklemi, Mustafa K. Erdemol

Kötülük ölümden hızlı koşar

Güç olan ölümden kaçınmak değil Atinalılar, kötülükten kaçınmaktır. Çünkü kötülük, ölümden hızlı koşar. Bu durumda, ben yaşlı ve yavaş olduğum için ikisinden daha yavaş olanı yetişir bana; oysa beni suçlayanlar güçlü ve tezcanlı olduklarından, çabuk koşan kötülük yetişmiştir onlara.

Sokrates’in Savunması, Eflatun

Ne pahasına olursa olsun “Barış”

Ne pahasına olursa olsun “Barış”, bu dünya tarihinin en aptalca şeyidir. Çünkü ne pahasına olursa olsun yapılan barış, daha büyük bir savaşın temelini atar. Barış adil olmalıdır, barış doğru olmalıdır. Versay gibi bir barış 2. Dünya Savaşı’na neden olmuştur, ahmakça bir barış olduğu için.

Prof. Dr. Ümit Özdağ / Abbas Güçlü ile Genç Bakış Gediz Üniversitesi İzmir programından

Sessiz kalmalı mı?

Almanya’da önce komünistleri yok etmek için geldiler. Ses çıkarmadım çünkü komünist değildim. Sonra Yahudileri yok etmeye geldiler. Ve yine ses çıkarmadım. Çünkü Yahudi değildim. Ardından sendikacıları yok etmeye geldiler. Ve ses çıkarmadım, çünkü sendikacı değildim. Sonra Katolikleri yok etmeye geldiler. Ve yine ses çıkarmadım. Çünkü ben bir Protestan’dım. Sonra beni yok etmeye geldiler. Geriye beni savunacak kimse kalmamıştı…

Alman Rahip Martin Nemoer